Yaşamın Geometrisi Üzerine

 Yaşamın Geometrisi Üzerine


Yaşam esasen dikey bir düzen değildir. Dikeylik, istisnadır; yataylık ise kural. Yaşam, yükselmekten çok yayılır; buyurmaktan çok temas eder. Enerji, çizgi hâlinde ilerlemez dağılır, sızar, dönüşür. Plazma hâlindedir, kütleye bürünür, kitle olur; ama hiçbir formda sonsuza dek sabit kalmaz.


Dikey düzenler bu akışa tahammül edemez. Çünkü yataylık denetlenemezdir. Yan yana gelenler konuşur, temas edenler dönüşür, çoğalanlar itaat etmez. Bu yüzden iktidar her zaman dikey formları yüceltir; başı dik bedenler, tek sesli vurgular, kusursuz tonlamalar,marşlar...Yürüyüş vardır ama yol yoktur; ritim vardır ama yön yoktur.


Dikeylik, yaşamı yukarıdan aşağıya okunabilir kılma arzusudur. Her şeyi sıralamak, katmanlara ayırmak, hiyerarşiye oturtmak ister. Oysa yaşam ne sıralanır ne de tek bir merkezden anlam kazanır. Yaşam, yan yana gelişlerin, sürtünmelerin ve geçişlerin toplamıdır.


Bu yüzden dikey duruşlar her zaman bir karşı-yaşam üretir. Enerjiyi formda dondurur, sesi yankıya indirger, bedeni simgeye çevirir. Marş burada müzik değil, tekrarın disiplinidir; yürüyüş hareket değil, yönlendirilmiş yer değiştirmedir.


Elbette bu dikey yürüyüş sürdürülebilir. Başlar dik kalabilir, sesler kusursuz tınlayabilir. Ama bu, yaşamın aktığı anlamına gelmez. Bu yalnızca, yaşam akarken ona sırtını dönmenin estetik biçimidir.


Yaşam yataydır. Ve yatay olan, eninde sonunda temas eder.


      S.POLAT 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayat, Anlam ve Siz

Kadına Uygulanan Şiddet: Tüm Zamanların Utancı!