Birey, Aile ve Toplum Üçgeninde Etkileşim
Birey , Aile ve Toplum
Üçgeninde Etkileşim
Her şey birbirinin yankısıdır;
gökyüzü denizi çağırır, deniz toprağı, toprak tohumu…
Birey ; o en karmaşık yankıda bütün bu çağrıların sessiz birleşimidir. Bir yanıyla doğanın nabzı, bir yanıyla kendi tarihinin yansımasıdır. Varlığıysa; durağan bir su değil, zamanın içinde kıvrıla kıvrıla akan, kendini yeniden bulan bir ırmaktır. İnsan, bu ırmağın kıyısında kendi sûretini arar, bir gün su durgun olur; yüzünü görür, ertesi gün akıntı kabarır; kendini kaybeder ama her defasında bir şey daha öğrenerek yol alır, değişerek var olur ve değiştikçe kendine biraz daha yaklaşır...
“ Ben " denilen şey, değişimin tam ortasında şekillenen bir geçiştir. O yüzden insan, hiçbir zaman tamamlanmaz ; her farkındalık bir başlangıçtır, her huzur bir geçicilik. Birey bu değişimin ateşinde dövülür, kendi içinde savaşır, kendi içinde doğar,
biran kendine yeter sanır, biran dünyanın ağırlığına dayanamaz ama o çatışmalar, o iç çelişkiler olmasa insan dediğimiz şey de olmazdı zaten. Çünkü bilinç durağanlıktan değil, sarsıntıdan doğar.
Rüzgârda sallanmayan bir dal büyümez, kendini sorgulamayan bir zihin , varlığını anlayamaz.
Ve sonra aile gelir, küçük bir ev ama büyük bir aynadır bir sofranın etrafında toplanan. Kimisinin sesi yankılanır, kiminin ki kısılır , kimisinin emeği görünür, kiminin çabası unutulur...
Orada insan hem sevilmeyi , hem sınırlarını öğrenir. Sevgiyle adaletin ilk provasını yapan bir çocuğun gözlerinde; babanın sessizliği, annenin yorgunluğu, kardeşin gülüşü birer simgeye dönüşür. İşte bu yüzden aile, bir toplumun minyatür haritasıdır...
Toplum , bütün bu küçük aynaların büyük mozaiğidir. Her birey bir renk, her aile bir dokudur bir araya gelerek çoğalan, bölünerek parçalanan çelişkilerin orkestral devinimidir, bazen uyumlu, bazen gürültü olsa da o gürültünün içinde bile bir ritim vardır, çünkü her karşıtlık dönüşümün başlangıcıdır. Toplum, ailede yankılanır, aile bireyde , birey ise dünyanın küçük bir izdüşümünde...
Hiçbir şey birbirinden kopuk değildir;
Bir annenin suskunluğu, bir çağın sessizliğine karışır,
Bir çocuğun düşüyse insanlığın geleceğine!…
S.POLAT
Yorumlar
Yorum Gönder