Döngüyü Kırmak
Döngüyü kırmak
Bir acayip hâl var bu dünyada;
Her sabah yeniden başlayan ama asla değişmeyen bir döngüye uyanıyoruz...
Günler aynı rengin farklı tonlarına bürünmüş klonlar gibi üst üste yığılıyor,zaman kendi akışında yitiyor , sanki tekrarında çoğalıyor gibi.
Birileri bu kısır döngüyü “hayat” diye adlandırıyor, oysa biz sistemin içine doğmuş figüranlar gibiyiz; önceden kurgusu yapılmış bir senaryoda,
başkasının kaleminden çıkan replikleri ezberliyoruz. Kendi sesimizi, kendi cümlemizi yitirdikçe buna “normal” diyoruz.
Oyun o kadar usta ellerden çıkmış ki, zincirlerimizi bile aksesuar sanıyoruz.
Sistem kendini “ilerlemeci” olarak tanımlıyor ama ilerledikçe kendimizden uzaklaşıyoruz.
Teknolojinin, üretimin, tüketimin ritmine kapılmış bir insanlık
sürekli “bir şeyler yapmalı” diyor ama nedenini bilmiyor.
Hedefler çoğalıyor, fakat anlam azalıyor.
Mutluluk mu? Bir pazarlama stratejisinin sloganına dönüşmüş durumda.
Ve biz , milyonlar, aynı labirentin farklı köşelerinde dolanıyoruz
bir çıkışı varmış gibi ama her yol bizi yeniden duvarlara çıkarıyor .
Kurgulanmış bir kısır döngü bu;
doğ, çalış, tüket, uyu ve tekrar...
Sorgulama! Hissetme! Durma!
Yalnızca devam et!...
Ama bir çıkışı olmalı bunun;
İçimizde, sessizce “hayır” diyen bir yer .
Ve bir gün o “hayır” yankıya dönüşüp döngüyü kırmalı.
Çünkü hayat, bir sistemin bize sunduğu konfor alanı değil;
bilinmeyeni göze alabilme cesaretidir.
Hakikatin sırrı, hesapsız kitapsız olandadır; kararlarımızın belirsizliğinde,kalbimizin düzensiz ritminde,bir anın içtenliğinde gizlidir.
Evet bu dünyada bir tuhaflık var!
Ama belki de o tuhaflık bir uyanışın habercisidir,belki de artık senaryo dışına çıkma zamanı gelmiştir. Çünkü yaşamak sadece nefes almak değil, döngüyü de kırmaktır !
S.POLAT
Yorumlar
Yorum Gönder