Siir- Direnç Gülü
DİRENÇ GÜLÜ
Toprak,
avuçlarında çatlamış bir ekmek gibi
ve özgürlük
bir nefes kadar yakındı ona.
Gençti.
Saçlarında rüzgâr,
omzunda tüfek,
gözlerinde korkudan arınmış bir karar.
Duvarlar delik deşikti,
gece barut kokuyordu.
Bir mermi kaldığında
zaman da tek bir an’a sıkıştı.
Teslimiyet değildi bu,
boyun eğmek hiç olmadı.
Düşmanın zincirli ellerine
canını bırakmadı.
Son kurşun,
bir çığlık değil
bir mühür oldu:
“Ben kendime aitim.”
Ve sonra
karanlık yüzler,
öfkeyi iman sananlar
bedenini ikinci kattan attılar
sanki cesaret yerle bir edilebilirmiş gibi.
Ama yanıldılar!
Çünkü düşen
bedeni oldu sadece.
Onuru,
taşın, toprağın,
direnen herkesin yüreğinde
ayakta kaldı.
O şimdi
bir isimden fazlası,
bir bayraktan öte:
özgürlüğün susmayan sesi.
S.POLAT
Yorumlar
Yorum Gönder