Ruhun Ölümü
Ruhun Ölümü Sebahattin Polat İnsan bazen bir limana benzer; dışarıdan bakıldığında sağlamdır, taş duvarları yerinde, feneri hâlâ yanıyor ve rıhtımı da çökmemiştir. Fakat uzun zamandır hiçbir gemi uğramıyor, hiçbir dalga kıyısına bir hikâye bırakmıyorsa, o liman artık denizle konuşmayı unutmuştur. Elbette insan ruhu da böyledir; bazen yıllarca ayakta kalır ama içinde bir canlılık taşımaz. Çünkü canlılık yalnızca nefes almak değil, hayatın akışına katılabilmektir. Çocukken ruhumuz gökyüzünü andırır; her bulutu kabul ederiz, yağmuru da güneşi de… Sevinç gelir geçer, korku gelir geçer; hiçbir duyguyu sonsuza kadar içimizde hapsetmeyiz. Bu yüzden çocukların bakışında eski kuyuların suyuna benzeyen bir berraklık vardır hep. Çünkü dünya henüz onların içinde taşlaşmamıştır. Sonra yaşamın acı tecrübeleri insana korunmayı öğretir. Uğradığımız büyük bir haksızlıkla kırılır ve ardından içimizde bir kapı kapatırız; sonra bir tane daha, bir tane daha… İnsan kalbi, uzun savaşlardan sonra pencer...