İçimizdeki Sis
İçimizdeki Sis Sebahattin Polat İçimizde kimsenin adını bilmediği, kapısını çalmadığı gizli bir yer, o yerde; bir sise benzeyen ve sürekli şekil değiştiren bir şey vardır. Duyguların rüzgârı estikçe o sis kıvrılır, dağılır, yeniden toplanır... İçimize döndüğümüzde kendimizi net hatlarla göremeyiz. Bazen güçlü bir silüet çıkar içimizden, bazen kırılgan bir gölge, bazen de tanımakta zorlandığımız tuhaf bir şekil. Ve biz o durmadan değişen sisi yakalamaya çalışırız; onu dondurmak, sabitlemek, bir çerçeveye yerleştirmek isteriz. İçimizdeki o belirsizliği alır, dış dünyaya sunulabilir bir vitrine dönüştürürüz. Sisin yerine, keskin hatları olan bir heykel koyarız. İçimizde dalgalanan o şekilsiz hâl ile dışarıya sunduğumuz o sert ve net form arasındaki fark, bizim en derin sırrımızdır. "Ve insan, en çok kendi sırrından ürker!" Bu fark büyüdükçe, içimizde ince bir çatlak oluşur. O çatlak zamanla genişler, bizi huzursuz eder. Kendimizi inandırmaya çalışırız; “Gördüğünüz...