Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Şiir: KIZIM

  KIZIM Sebahattin Polat İlk göğsüme değdiğinde başın, ölümsüzlük otuna değmiş gibiydim. Derin bir sıcaklık, bitmeyecek bir sevgi ve aşk ile akıyordun içime her defasında. Görmediğim annem oluyordun kucakladığında boynumu. Kim bilir, sen gibidir belki anne sıcaklığı… Kızım; Ömrümün özü, hayatımın toprağı, varlık sebebim. Olurya olmuşsa... Kırdığım her dalına, incittiğim her yaprağına ölürüm. Şimdi vakit ayrılığın, gözlerin buğunun esiri. Ve gidiyorsun… İki damla yaşla ağır bir hüznü içime doldurarak. Dönüp de bakma ardından, görme yüzümü, gözümü… Ağzımdan çıkmayacak tek kelimelik sözümü. Kızım…

Şiir: FIRTINAMIN İÇİNDE YÜRÜYORUM

  FIRTINAMIN İÇİNDE YÜRÜYORUM Sebahattin Polat Rüzgâr… ıslak çam kokularını gecenin içine usulca bırakırken, ben içimde eski zamanlardan kalma bir sızıyla vakti adımlıyorum. Uzakta dağların karartısı. Önümde göz alabildiğine bozkır. Yanımda dipsiz bir uçurum. Yol boyunca açelya sıcaklığı, geceye sinmiş gelincikler, kuytulara çekilmiş yaban sarmaşıkları… Ardımda ne bir iz, ne de gelecekten bir kehanet fısıltısı bekledim. Çağlar ötesinden gelen bir sızıyım. Kendi içine sığmayan rüzgâr. Hiçbir liman tutamaz beni. Hiçbir gölge dindirmez hararetimi. Sadece yürümek istiyorum. Elbet tanırım bu dünyayı; o tatlı zehrini de, tuzlu balını da. Henüz tenim, taze zamanlarımın ateşiyle yanarken de geçtim bu dar geçitlerden. İlk sevdanın… o ürkek, o duru heyecanını unutmadım daha. Kuytu köşelerde tutulan nefesleri, nedensiz içe çöken o asil kederleri ve bir dost gülüşünün ruha değen o serinliğini… nasıl unuturdum ki? Gökyüzünün gözlerimize devrildiği o geceleri… İçimizde sessiz bir kor gibi büyüye...