Şiir : İNCE SİZİ
İNCE SIZI
Sebahattin Polat
Gece sokak lambası titreyince
ya da çay soğuyunca bardakta,
sessizce sokulan bir gölge,
kapı aralığından sızan bir rüzgâr gibi
yerleşir odanın ortasına.
Tutunduğun insanı
hangi cümlede kaybettin,
söyle.
Hangi kelime
bir daha söylenmemek üzere
dilinin ucunda kaldı?
Bir tren penceresinden bakarken
övünerek sakladığın o vesikalık
şimdi başka bir cüzdanda.
Yüzün orada hâlâ aynı mı,
bilmiyorum.
Uğradığın durakları,
paslı direkleri,
geçip giden şehirleri
sorma artık.
Bazı yollar
insanı vardığı yere değil,
geride bıraktığı kendine götürür.
Tozlanır cebindeki biletler.
Bir akşam, hiç yoktan
genzin yanar.
Bazı ayrılıklar
kapıdan çıkıp gitmez.
İçeride kalır.
Ey yolcu,
tereddüt ettiğin yerde
biraz daha bekleme.
Al götür
kendinden geriye kalan
o sessiz adımları.
Mevsimin suçu yok.
Ne soğuğun,
ne sıcağın.
Güneş cama vurdu diye
unutulmaz bazı şeyler;
gece sokağa indi diye
de geçmez.
Herkesten önce sokağa çıkan,
senden sonra eve dönen
sessizliğindir.
Masada bırakılan bir anahtar,
kapıda unutulmuş bir çift ayakkabı gibi…
Bırak,
kalsın olduğu yerde
o ince sızı.
Yorumlar
Yorum Gönder